SANDIKTAN
SARAYA YAŞANANLAR
Bu bölümde baskının,
işkencenin en şiddetlisini yaşatan firavunların erkek çocuklarını öldürtüp, kız
çocuklarını bıraktıkları m.ö 1500'lü yıllarda ideal bir anne, ideal bir ablanın
nasıl feda ederek kazandıklarının hikayesini okuyacağız. Hz Musa'nın annesi ve
ablası kasas 7-13 ile Taha 38- 40 arası ayetlerde anlatılmaktadir.
Bu aziz kitap 10 ayette
anneliğin kodlarını bizlere öğretiyor. Baktığımızda Musa'nın annesi ve
ablasının rolleri çok az. Sahneye giriyor ve çıkıyorlar ama öyle bir rol ki
bitmez tükenmez bir hayat serüveni ve ahlak dersi bize sunuyorlar. ve
örneklikleri nice kitapların konusu olacaktır.
· Hz Musa’nın
peygamberlik yolunda Allah’ın yardımlarını bebekliğinden itibaren görüyoruz.
Allah'ın bu yardımları ilahi kaderin planı mıydı yoksa annenin etkisi var
mıdır?
Konuyu anlatmaya başlamadan
önce bu soruya cevap bulmaya çalışalım. Musa'nın annesi, zorba ve baskıcı bir
sistemin içinde bir devrim başlatıyor. Korkularına rağmen aktif bir direniş
gösteriyor. Onun çocuk doğurması firavun sistemine karşı bir başkaldırıdır.
Sistemin dayattığı korkuya teslim olmadı.Onun bu takdire şayan davranışı ilahi
destek ile şekillenmiştir. Ancak Musa'nın kaderinin şekillenmesinde
anne bilinçli bir öznedir. Teslimiyeti ve cesareti ile oğlunu kaybetme
korkusunu aşmış, firavun sarayına bile güvenerek onu teslim etmiştir. Bu Tavır
ilahi plana katkı sunan bir ahlaki tutum ve ilahi yardımın kapısını açan bir
anahtardır. Şu ayette cenabı Allah takvalı davranıslarin ödullendirileceğine
işaret eder.
Talak 2:..... Kim takvalı
davranış gösterirse Allah ona bir çıkış yaratır.
Musa'nın
annesi, ablası ve çocukluğunun geçtiği evi kasas 7 13 ayetleri arasında
ayrıntılı bir şekilde ele alalım: Kasas Suresi.7
وَاوَْحَيْنَا اِلٰى ا
مُِِّ مُوسٰى انَِّْ ارَْضِعٖيهِِّ فَاِذَا خِفْتِِّ عَلَيْهِِّ فَالَْقٖيهِِّ فىِ الْي
مَِِّ وَلَِّ تخََافٖى وَلَِّ تحَْزَنٖى اِنَّا رَادُّوهُِّ اِليَْكِِّ وَجَاعِلُوهُ مِنَِّ
الْمُرْسَلٖينَِّ ﴿٧-٢٨﴾؛ِّ
28.7:
Mûsâʼnın annesine, 'Onu emzir, başına bir şey gelmesinden korktuğun zaman onu
denize (Nilʼe) bırak, korkma, üzülme. Çünkü biz onu sana döndüreceğiz ve onu
peygamberlerden kılacağız' diye ilham ettik. (Diyanet Meali)
Hz Musa'nın annesine
vahyedilmesi hem kasas 7'de hem Taha 38'de geçmektedir. Bu vahiy peygamberlere
verilen vahiy gibi midir?
Yahudi kaynakları Tanah,
Tevrat ve Talmutta Hz Musa'nın annesi, hz Meryem, hz Sâre validemiz Cebrail ile
konuşmuş olmaları sebebiyle peygamber kabul edilmektedirler.
Ancak İslam'da bu konu ile
ilgili
Enbiya Suresi.7:
21.7: Senden önce de ancak
kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber gönderdik. Eğer
bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun. (Diyanet Meali) Ayetine göre
kadınlardan peygamber olmadığı anlaşılmaktadır.
O halde Kur'an'da vahiy
kelimesi her zaman peygamberlik anlamı ifade etmez. Rabb'inin bal arısına vahyi
yaratılış amacına göre hareket etmesi ile yaratılmasıdır.
Nahl Suresi.68:
16.68: Rabbin, bal arısına
şöyle ilham etti: 'Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan
(kovanlardan) kendine evler edin.' (Diyanet Meali)
Musa'nın annesine vahyi
de kalbine ilham etmek şeklinde içine düştüğü durumdan kurtulmaya yönelik en
uygun fikrin kalbine düşmesi ve kesin kararla hareket etmesidir.
Bu durumda peygamberlere
gelen vahiyler toplumu bağlayıcıdır ; fertlere gelen vahiyler ise kişiseldir.
Kasas 7 ve Taha 39'da ummi
musa'ya (Musa'nın annesi) verilen beş emir ile anneliğin kodlarını bizlere
veriyor: emzir, bırak, korkma, üzülme ve takip et.
Emzirmek:
· Emzirme
sadece karın doyurma ameliyesi değildir. Şefkatle temas, ahlaki ve psikolojik
aktarımdır.
· Emziren
annenin ruh hali, inancı, karakteri çocuğun gelişimine katkı sağlar. Bu yüzden
İslam alimleri süt annenin yaşam tarzının, inanç temizliğinin, ahlakının
önemine dikkat çekerler.
· Emzirme
sırasında oksitosin hormonu salgılanır ve bu hormon bebekte hem annede güven
duygusu, bağ kurma, sakinlik ve şefkat gelişimini sağlar.
· Annenin
duygu durumu, ses tonu, bakışları, dokunuşu bebeğe yansır. Bu da çocuğun
kişilik gelişimini, duygusal zekasını ve davranış kalıplarını şekillendirir.
· Emzirme
sırasında annenin bedensel yakınlığı, konuşmaları, dokunuşları aracılığıyla tüm
değerlerini, sevgi, güven, sabır bebeğe kodlanır.
· Annenin
manevi hali çocuğa bir bilinçaltı atmosferi gibi işler.
Musa'yı annesi doğur doğurmaz
bir kez emzirip mi suya bırakıyor veya ne kadar bir zaman onu muhafaza etmiş
bilemiyoruz. Belki de bir kez emzirmiş ve böylece bir duygusal bağ, fıtri
bağlantı, dokunuşu, kokusu, sesi, kalp atışlarıyla, ruhsal ve duygusal açıdan
güvenli bir liman oluşturmuştu Musa üzerinde.
Başka bir süt anne bu bağa
sahip olamadığı için onlardan süt emme konusunda içsel bir ret gelişmiştir. Bu
durum Musa'nın iç dünyasında “ait olduğu yerin” özlemini arayışa dönüşmüştür.
Bu Emir de anne şefkatinin ve
görevinin yerine getirilmesi var. Sen üzerine düşeni yap anne olarak
sorumluluğunu yerine getir yani tedbirini al sonrası Allah'a
aittir.
Bırakmak:
Taha Suresi.39
ا نَِ اقْ ذفٖي
هِ فى التاَّبُو تِ فاَقْ ذفٖي
هِ فى الْي مَِ فلَْيلُْ ق هِ الْي
مَِ بالسَّا ح لِ ياَخُْذْهُِ عَدُ وِ لٖى وَعَدُ
وِ لَهُِ وَالَْقيَْتُِ عَليَْكَِ مَحَبَّةِ منٖ
ى وَ لتصُْنَعَِ عَلٰىِ عَيْنٖی ﴿٣٩-٢٠﴾؛
Taha Suresi.39:
20.39:
'Onu (bebek Mûsâʼyı) sandığın içine koy ve denize (Nilʼe) bırak ki, deniz onu
kıyıya atsın da kendisini, hem bana düşman, hem de ona düşman olan birisi
(Firavun) alsın. Sana da, ey Mûsâ, sevilesin ve gözetimimizde yetiştirilesin
diye tarafımızdan bir sevgi bırakmıştım.' (Diyanet Meali)
Bir annenin en doğal dürtüsü
çocuğunu korumak ve bağrına basmaktır. Annenin en temel duygularından imtihanı
geliyor. Korkusuna rağmen teslim olan bir anne. O yüzden Kur'an'da iman
edenlere cennet ehli olanlara kullandığı bir ifade ile ummî musa'ya hitap var:
korkma, üzülme ifadesiyle teskin ediyor. Biz onu sana geri vereceğiz vâdi
annede yeni bir sabır ufku açıyor. Artık çocuğunu kaybeden değil, Allah'a
emanet eden biri olarak, güven duyarak teselli oluyor
Taha 39'da bebek Musa'nın
sandığa koy dediği kelime تابوت kelimesidir.
Tabut normalde hayatla ölüm arasında bir araçtır. Bu kelimenin kullanılması bir
anne için çocuğunu tabuta koymasının ölüme benzetilmesidir. Annenin duygusunu
yansıtmak için kullanılması muhtemeldir. Olayı bütün olarak baktığımızda bu
tabut musa'yı hayata ve kurtuluşa taşımıştır.
فقذفيه في التابوت فاقذفيه في
الي م ِ:Taha 39'da
“onu tabuta koy ve onu suya
bırak”
Tabuta ve suya koy anlamındaki
kullanılan kelime قذف
فاذا خفت عليه فالقيه في الي مِ Kasası
7'de:
“korktuğun zaman onu suya
bırak”
Bu ayette ise suya bırak
anlamında kullanılan kelimeالقى Bu iki kelime arasındaki fark nedir?
Kazafe قذف kelimesi
hızlı, şiddetli biraz sert bir şekilde” kurtulmak istercesine” geri dönüşü
olmayan etki bırakan bir uzaklaştırmadır.
Ayette kelimenin iki kez
gelmesinde annenin tereddütüne vurgu vardır. Bu ifade ile beraber cenab-ı Allah
anneye kendi koruyuculuğunun devrede olduğunu mutlak kontrol sahibi olduğunu
ifade edercesine tereddüt etmeden, gecikmeden hızlı bir şekilde bırakmasını
ifade eder. Bu kelime acil eylem planında annenin davranışına yön
vermektedir.Çünkü annenin kalbi çok hassas bir halde, normalde bir anne
bebeğini suya bırakmaya cesaret edemez. ancak acil durumda
ani ve güçlü bir hareketi vurgular. Firavunun askerleri kapıya dayanmış, anne
korku içinde tam o anın psikolojisi anlatılıyor. Anneye” hiç vakit kaybetme,
tereddütsüz at”. Emri ile annenin iç dünyasını teskin edici bir yaklaşımdır.
Kazefenin tabut ile
kullanılması annenin acil bir durumda çocuğunu tabuta koyma, ondan kopuşunun
psikolojisini yansıtan bir kullanımdır.
Kasas 7'de elga القى kullanılminda
tabut gecmemektedir. القى kelimesi de atmaktır ancak
karşılaşmak karşı karşıya gelmek üzere bir atmayı ifade eder. Yumuşak, bilinçli
ve sakin bırakmadır. Annenin uzun vadede yapacağı durum anlatılıyor. “Korktuğun
zaman suya bırak”. Yani bunun zamanını belirleyecek olan annedir.القى Tehlike söz konusu oluncaya kadar onu emzirmesini
ve tehlike söz konusu olduğunda ise onu suya birakarak nasıl tedbir
alacağını gösteriyor.
Taha 39 ayette” gözetiminde
şekillenmen için böyle yaptık”buyurulmaktadır. Ve kullanılan kelime صنع yapmak,
imal etmek ,şekil vermek ,özel şekilde yetiştirmek anlamındadır. Bu kelimenin
kullanılması ile Hz Musa'nın ilahi bir eğitim ve terbiyeden geçtiğini, sıradan
değil misyon odaklı eğitimle yetiştirildiğini ifade etmektedir.
Taha suresi ile kasas
suresindeki Hz Musa'nın kıssasını karşılaştırdığımızda Taha suresinde Allah'ın
kudreti, koruyuculuğu ve planlayıcılığı ile kamera adeta Musa'nın hayatına
müdahale eden ilahi iradeye odaklanmıştır. Kasas suresi'nde ise Musa'nın annesi
merkezdedir kamera onun psikolojisine, kararlarına ve içinde bulunduğu zor
şartlardaki direncine odaklanmıştır.
Kasas
7 ayetin bize pek çok mesajı vardır:
· Allah en
çaresiz anlarda bile kullarını yalnız bırakmaz
· Allah'ın
yasalarına göre davranan muhakkak onun yardımına mazhar olur.
· Allah'a
emanet eden korkmamalı ve Allah'ın vaadinden şüphe duymamalıdır.
Sosyolojik açıdan
değerlendirdiğimizde Firavun'un zulmü altında yaşayan halkın baskıya karşı
stratejik yollar geliştirdiğini ve Firavun’i sistemde
kadının aktif rolünü görüyoruz. Musa'nın annesi, kız kardeşi ve Asiye erkek
egemen bir toplumda kritik roller üstlenirler. Bu durum kadınların kriz
anlarında insiyatif alabileceklerini ve dönüştürücü güç olabileceklerini
gösterir.
· Sandığa koy
ve bırak emri günümüze ne mesaj verir?
Çocuğunu cam fanusta
yetiştirmek olmaz.Sosyal hayatın içine bırakacaksın, iş hayatına bırakacaksın,
evlenecek bırakacaksın. Zamanı gelince bırakacaksın. Annelik bırakarak
tutmaktır çocuğu. Özgürleştirerek sahip olmak; risklerle, deneyimlerle
büyümesine izin vermektir.
Korkma:
Havf خوف gelecek
korkusudur . Ya boğulursa, ya başına bir şey gelirse endişesidir. Korku
yasaklanmıyor. Yatıştırma, teskin ve teselli etme vardır. Sanki şunu söylüyor:
korku ve hüzün hissetmen normal ama onları benim koruyuculuğum ile dengele.
Allah insanın doğrularını yok saymaz, onları imanın eğitim alanı haline
getirir. Musa'nın annesi, firavunun zorbalığı altında her annenin hissedeceği
korkuyu yaşar ama Allah o duyguyu imanın eyleme dönüştüğü noktaya taşır. Korkun
seni durdurmasın korkuna rağmen bana güven demektir.
Çocuklarınızı bıraktığınız
ortamlardan dolayı korkularınızın esiri olmayın. Bir annenin evladı için
korkmaması mümkün değil. Burada kastedilen korkunun esiri olmamak. Gerekeni
yaptığın ve mecbursun bırakmaya Allah'a güven ve bırak. Hep korumaya çalışırsan
sakınan göze çöp batar sözü gereği en büyük imtihanın gelir evladın olur.
İnsanın imtihanı zayıf yerlerinden gelir.
Üzülme:
حزن geçmişe
dair yaşanılanları geri getirememenin iç sıkıntısıdır. Musa'nın annesinin “ Onu
bir daha göremeyeceğim keşke bırakmasaydım” duygusu gibi. Üzülmekten kasıt
esiri olmamaktır. Yoksa üzülmemek mümkün değil. Eğer üzüntünün esiri olursan
gereğinden fazla korumaya başlarsın .Gereğinden fazla korursan yıpranırsın,
evladını da yıpratırsın.
Kur'an'ın bize öğrettiği şey
sınırlarımızı bilmektir.
Takip et:
Anne kızına takip ettiriyor.
Çünkü annenin takip etmesi duygu kontrolü sağlayamaması sebebiyledir. O halde
kontrol edemediğin duygu da kendini uzaklaştır mesajı vardır. Sen takip etme
başkasına takip ettir. Bu stratejik bir davranıştır. Onu takip edecek olan
sağduyulu, işini bilen, onu zarardan koruyabilen, ona fayda sağlayacak şeylerin
bilincinde olan ve onu hayata kazandırabilecek stratejileri geliştirebilecek
yeterlilikte olan biri olmalıdır.
Bu beş Emir de duygu
regülasyonu-duyguları kontrol etmek vardır. Bastırmak değil ne zaman nasıl
kontrol altında tutabilmeyi öğretiyor.
Kasas 8:
فاَلْتقَطََهُِ اٰلُِ فرْعَوْنَِ ليكَُونَِ لَهُمِْ عَدُوًّا وَحَزَن
ا ا
نَِّ فرْعَوْنَِ وَهاَمَانَِ وَجُنوُدَهُمَا كَانُوا خَا
طپٖينَِ ﴿٨-٢٨﴾؛ِ
28.8:
Nihayet Firavun ailesi kendilerine düşman ve üzüntü kaynağı olacak olan o
çocuğu bulup aldı. Şüphesiz Firavun, (veziri) Hâmân ve onların askerleri hata
yapıyorlardı. (Diyanet Meali)
Hz Musa'yı âli Firavun (
askerleri ve Haman) alıyor.Bunlar saray erkânıdır . التقطه farkında
olmadan almak, yerde bulup almak anlamı taşır. Bu fiil aynı zamanda alınan
şeyin önemsenmeden, küçük görülerek edinilmesini ima eder. Musa bebek firavun
için o an sadece bir çocuk, bir nesne bir oyuncak gibidir. ama firavunun sonunu
getirecek ilahi planın bir parçasıdır. Firavun'un ailesi Musa'yı tanıyarak
değil gelişigüzel farkında olmadan aldıkları anlaşılıyor. Taha 39
ayette aşırı bir sevimli çocuk olduğu geçmektedir. Bu sevimli bir buluntu gibi
görünse de onların felaketlerini başlangıcı idi. Firavun en çok sakındığı
yerden vurulacak. Sonlarını getirecek şahsı saraylarında yetiştirecekler.
Bu kelime التقط Yusuf
suresi 10 ayette de geçer:” Yusuf'u ticaret malı olarak kuyudan çıkarıp
aldılar...” burada da Yusuf'u bulan kervan, onu ticari kazanç için rastgele
bulmuş gibi alırlar ama Yusuf'un kaderini başlatmış olurlar.
Her iki ayette de ortak anlam
insanlar kendince bir plana göre hareket eder ama Allah'ın planı yürürlükte ve
bambaşka boyutta tecelli eder. Güvenliğin üst düzey olduğu bir saraya onu ancak
Allah yerleştirebilirdi. Kasas Suresi.9
وَقَال تَِِ
امْرَا تَِِف رْعَوْنَِِ ق رَّ تِِ عَيْ نِِ لٖىِ وَلَكَِِ لَِِ تقَْت ل و هِِ
عَسٰىِ انَِِْ يَنْفَعنََاِ اوَِِْ نتَ خَّذَ هِِ وَلدًَاِ وَه مِِْ لَِِ يَشْ ع
رونَِِ ﴿٩-٢٨﴾؛ِ
28.9: Firavunʼun karısı şöyle
dedi: 'Bana da, sana da göz aydınlığı (bir çocuk)! Sakın onu öldürmeyin. Belki
bize faydası dokunur, ya da onu evlat ediniriz.' Oysaki onlar (olacak şeylerin)
farkında değillerdi. (Diyanet Meali)
Sandığı bulan Firavun'un
adamları saraya getirdiklerinde buna sahip çıkan evlat edinmeyi teklif edenin
firavunun hanımı olduğunu görüyoruz. Firavun'un hanımı çocuğu göz aydınlığı
olsun diye evlat edinmek istiyorlar. Onların elinde büyüyecek ama onların istediği
bir çocuk olmayacaktır.
Tevrat kaynaklarında çocuğu
bulanın Firavun'un kız kardeşi olduğu geçmektedir.
Kasas 3.ayette” Firavun'un ve
Musa'nın haberlerini sana hak olarak anlatacağız”diyor. Demek ki hak olmayan,
gerçeği yansıtmayan anlatımlar mevcut. Doğru ve yanlışı ayırabilmek için
Allah'ın kelamına kulak vermenin önemini anlıyoruz
Bu çocuğun israiloğullarından
olduğunu anlıyorlar ki Firavun'un karısı :” onu öldürmeyin” diyor. Renginden,
gözünden, görüntüsünden ve hatta nehre bırakılmasından da İsrail oğullarına ait
olduğunu elbette anladılar.
· Buna rağmen
nasıl bizim için göz aydınlığı olsun diyebildi?
Ne bekliyorlardı?
Bir çocuk ne olursa
olsun, kim olursa olsun onu kim eğitirse, hangi çevrede yetişirse kendi gelenek
ve inançlarınıza göre yetiştirirseniz o sizden biri olur düşüncesi ile hareket
etmek istediler.
Mesela Osmanlı'da devşirme
sistemi vardı. Başka bir etnik kökene sahip çocuklar alınır büyütülürdü ve o
çocuk kendi milletine karşı senin askerin olarak yetişirdi. Kendi kavmine karşı
seni savunmak için savaşırdı.
Firavun'un karısının teklif
ettiği muhtemelen böyle bir şeydi. Kıpti inancına göre yetiştirirsek bizim
adamımız olur mantığı ile hareket etmek istedi. Kendileri için göz aydınlığı
olması için dua etti. Belli ki çocukları yok ve firavun da kendinden sonrası
mal varlığı, iktidarı kime bırakacak endişesi içindeydi.
Göz aydınlığı için büyütülmek
istenen çocuk zorunlu olarak düşmanın eğitimine terk etmek durumunda
kalmışlardır. Dua ile kucağına alıyorsun ve sana düşman olarak büyütülüyor.
eline verdiğin adamların için Sevinç vesilesi oluyor da senin hüzün sebebin oluyor.
Bize faydası olur düşündün. Zeki ise zekası bize hizmet eder, yetenekli ise
yeteneği hizmet eder ve böylece bizim adamımız olur düşündün. Sarayda
istedikleri gibi şekillendirecekler ve onların fiili olduğu, bir komutan veya
devlet yetkilisi olacaktı.
Ayetin bize sunduğu mesajlar:
· Allah
birini korumak istediği zaman, birilerini ona muhafız kılar (meryem'e
zekeriya'yı, Taif dönüşü efendimize miyim bin atiyyi muhafız kildiği gibi)
· Bir şey
istenirken karşı tarafı ikna edecek sözler kullanılmalı (belki bize yardımı
dokunur ve böylece bizim için göz aydınlığı olur.)
· Bütün
planların üzerinde bir plan vardır gerçeğini hatırlatıyor.
· Firavun'un
karısının duruşunda, diktatörlük ortamında bile vicdanlı bireyler
çıkabileceğini gösterir.
· Firavun
gibi totaliter bir rejimde bile insanlar bilinçli hareket ederek baskıyı
aşabilecek yollar bulabilirler. Kasas Suresi.10
وَاصَْبَحَِ فُؤَادُِ ا مُِ مُوسٰى فاَ
ر غا ا
نِْ كَادَتِْ لتَبُْدٖى بهِٖ لَوْلَِ انَِْ رَبطَْناَ عَلٰى قلَْ
بهَا لتكَُونَِ منَِ الْمُؤْ منٖينَِ ﴿١٠-٢٨﴾؛
28.10: Mûsâʼnın anasının
kalbi bomboş kaldı. Eğer biz (çocuğu ile ilgili sözümüze) inancını koruması
için kalbine güç vermeseydik, neredeyse bunu açıklayacaktı. (Diyanet Meali)
Bu ayet olumlu ve olumsuz
anlamda yorumlanmıştır.
Olumlu=korkma, hüzünlenme
ilahi emri ile kalbi o kadar rahatladı ki kalbinde hiçbir tasa olmaksın
sabahladı.
Olumsuz=çocuk gidince artık
çocuğundan başka bir şey düşünmez oldu. Tek derdi ,tasası bu oldu.
Eğer inananlardan olması için
kalbini pekiştirmeseydik neredeyse açığa vuracaktı?
Ya üzüntüsünden bu benim
çocuğum diyecekti veya sevinç nidasıyla açığa vurabilirdi. Allah onu
korumasaydı duygularını frenleyemezdi. İnancını Allah'ın koruması ne
demektir?
Allah'a olan imanı, inancı ile
yaşadıklarının üstesinden geldi. O gün yaşayanların çoğu müminlik çizgisinin
dışında olsalar da Musa'nın annesi mümin bir kadındı. Demek ki
zamana, zemine, coğrafyaya fatura etmemek lazım. Tek başına bile olsan mümin
olmanın yolunu öğretiyor bize.
Herkesin firavundan korktuğu,
firavunun askerinden korktuğu bir coğrafyada o bunlardan korkmadı. Muvahhit olarak
sadece Allah’tan korkan bir kadındı. Firavun gibi bir despotun egemenliğinde
yaşarken Allah'a teslim olması, Allah'ı tek otorite bilmesi onun tevhid
bilincinde olduğunu gösterir.
Firavun israiloğulları'nın
doğan erkek çocuklarını öldürüyor, insanlar çoğalmıyor,bir yıl öldürüyor bir
yıl sağ bırakıyordu. Bir bir kadın ki çocuk öldürülen bir ortamda çocuk
doğuruyorsa mücahide olduğu içindir. Zalim bir sistemin içinde
doğurması, korumak için çabası cihattır. Bu çocuğu nasıl olsa öldürecekler diye
teslim olmuyor, tedbir alıyor mücadele ediyor. 9 ay onu gizleyerek tedbir
alıyor. Onu yetiştirmeye ahd etti. Bugünün dünyasına çocuk doğurmam diyenlere
duyurulur. Kolayı seçiyoruz. Dava adamı zora talip olmaktır.
Doğumunu gizlice
gerçekleştirmiş ve onu belli bir süreye kadar koruyabilmiştir. böyle bir
ortamda 3 çocuk yetiştirmesi, siyasi tehdit altında korkuya rağmen hayata
umutla tutunması, evladını nehre bırakıp aklın ve kalbin zorlandığı bir yerde
Allah'a güvenmesi aktif, bilinçli imanla beslenen bir duruştur. Tedbir
üretip tevekkül etmiştir.
Tüm süreci musa'ya duyduğu
yoğun sevgi ve şefkat içinde yapmıştır. Ayetler annenin şefkatli yüreğini
açıkça ortaya koyuyor. Yaşadığı olaylar onun için bir imtihandı ve buna teslim
olmuştu. İmtihanın bilincinde olan süreci ona göre yönetir. Bu sürecin içinde
sabır var, acı, keder, çaresizlik ve teslimiyet.....
Kasas Suresi.11
وَقاَلتَِْ لخُْ
تهِٖ ق صُٖي
هِ فَبصَُرَتِْ بهِٖ عَنِْ جُنُ
بِ وَهمُِْ لَِ يشَْعُرُونَِ ﴿١١-٢٨﴾؛
28.11:
Annesi, Mûsâʼnın kız kardeşine, 'Onu takip et' dedi. O da Mûsâʼyı, onlar
farkına varmadan uzaktan gözledi. (Diyanet
Meali)
Olayları soğukkanlılıkla
planlayabilen, çözüm üretebilen bir anne görüyoruz.
· Ayet neden
“kızına dedi” değil de “Musa'nın kız kardeşine diyor” şeklindedir?
Abla vurgusunun olması,
abla olmanın davranışını merkeze alır. Zaten kasas suresinde olayın
kahramanlarının davranışları ön plandadır. Ayette olayın seyrini değiştirecek
olan kişi abla’dır. Abla olmanın sorumluluğunu anlatır ayet. Bazen annenin önünde
olmaktır. Annenin ulaşamadığı yerlere ulaşmak, annenin dokunamadığı yüreklere
dokunmaktır. O yüzden bu ayette kamera ablanın üzerinde. Abla olmanın önemini
ifade etmek için.
Anne nil'in sularına bırakıyor
Musa'yı ve kızına “takip et” diyor. Kızda itiraz yok. Bugünkü çocuklar annene
dersi onunla zıtlaşıyor. Musa'nın ablasında eşsiz bir teslimiyet görüyoruz.
Nazlanmıyor, tembellik yapmıyor, bahaneler üretmiyor, ben yapamam demiyor ve
korkmuyor da.
İkisi de âna mahkum
olmadılar. Anda kalsaydı ümmi Musa üretemezdi, işin içinden çıkamazdı. Geleceğe
ait Umut yaşamasaydı çırpınamazdı. Travma anında anne ve abla soğukkanlı
hareket ederek problem çözme odaklı davrandılar.
Her tarafta ajanlar olmasına
rağmen bir kız çocuğu kimselere hissettirmeden bunu başaracak. Her taraftan
gözcüler olacak, kuş uçurmuyorlar. Ne büyük bir sorumluluk ve cesaret
örneği.
Bazı rivayetlerde bu kızın
sarayda çalışan olduğu söyleniyor. Dolayısıyla olayları görüyor ve onu
tanıdıkları için de mesajına karşilik verilmiştir. Saray çalışanı için yaşı
uygun mu bilemiyoruz bunlar sadece tahminden ibaret. Nasıl takip ettiğini
bilmiyoruz ancak sezdirmeden, çaktırmadan, zekice hareket ettiğini görüyoruz.
Sandığı takip ettiyse sarıya
kadar belki de kilometrelerce yol almıştır. En son sazlık alanda onu alanları
ve nereye götürüldüğünü görüyor hemen geri dönmüyor. Saraydaki telaş üzerine
süt annelerinin gelip gittiğini görünce o da devreye giriyor. Annesi kızına süt
annesi teklif etmesini dememiş ancak kız cesurca askerlerin karşısına çıkıyor
ya yanlış konuşursam ya askerler olayı çakarsa demiyor. İkna edici konuşuyor.
Annesine verdiği sözü tutarak sadakat gösteriyor. İçinde merhamet olmasaydı
bebek Musa'nın ardına düşmezdi, Firavun'un askerleri karşısında duruşu müthiş
bir cesaret örneğidir. Firavuni bir kağıda nasıl abla olunur bize öğretiyor.
Musa'nın ablası
gürültüsüz kahramandır. Kadın kahramanlığını gösterişli değil hikmetli eylemle
ortaya koymanın örneğidir.
İleri görüşlü, durumu hızlı
analiz edip çözüm üretmekte olağanüstü becerikli,
Dili ustalıkla kullanmasını
bilen. Ne kendini açığa vuruyor ne yalan söylüyor sadece gerçeği stratejik
biçimde ortaya koyuyor.
Farkında olmadan Allah'ın
çocuğu annesine döndürme vadinin aracısı oluyor. Takip etmesi çözüm odaklıydı.
Yerini tespit edip geri dönmedi.
· Ayetin
bizlere verdiği mesaj; çocuklarınıza sorumluluk bilincini vermek ve verilen
sorumlulukları çocuklar olarak yerine getirmek. Kasas Suresi.12
وَحَرَّمْناَ عَليَْ
هِ الْمَرَا
ضعَِ منِْ قبَْلُِ فقَاَلتَِْ هَلِْ ادَُل
كمُِْ عَلٰى اهَْ لِ بيَْ
تِ يكَْفلُُونَهُِ لكَمُِْ وَهمُِْ لَهُِ ناَ
صحُونَِ ﴿١٢-٢٨﴾؛
28.12: Biz, daha önce onun, süt analarının sütünü emmemesini sağladık. Kız kardeşi, 'Size onun bakımını, sizin adınıza üstlenecek ve ona içtenlik ve şefkatle davranacak bir aile göstereyim mi?' dedi.
(Diyanet Meali)
Haram kılmaktan maksat şer’i
bir yasaklama değil. Musa annesinin sütünün tadına, kokusuna alışık olduğu için
diğer annelerin sütünü kabul etmiyor.
Kız kardeş öyle bir strateji
uyguluyor ki” size onun bakımını sizin adınıza üstlenecek ve ona nasihat edecek
bir aile göstereyim mi”. İfadesinde kendini ele vermemek için “ehli beytin”
kelimesini nekra (belirsiz) kullanıyor. Bildiği bir aile olduğu imajını
vermemek için. Öyle bir aile ki sadece onu doyurmayacak aynı zamanda ona kefil
olacak, tüm bakımını üstlenecek ve onun iyiliği için çalışacak, ona nasihatçi
olacak bir aile bu. Demek ki bebek Musa bu eve getiriliyor. Çünkü ona kefil
olanlar ve nasihatçiler çoğul kullanılmış.
Böylelikle Hz Musa ailesine
döndürülüyor. Muvahhit duruşunu ailesinden kazanıyor ve ilahi irade ile kendi
ailesinin rehberliğinde büyüyor. Musa'nın annesinin şefkati ile yeniden
buluşması biyolojik ailenin önemini gösterir. Güvenli bağlanmanın temeli anne
sevgi ve şefkati ile büyümektir. Annenin doyuramadığını dünya doyuramaz sözünü
Hz Musa'nın hayatında gördük. Annenin sevgisinin yerini dolduracak hiçbir
anneyi kabul etmeyerek anne sevgi ve şefkatinin önemini göstermiştir.
Bu ayetin bizlere mesajı;
çocuklarımızın yetişmesine katkı sağlayacak şahısların veya eğitim kurumlarının
kefil ve nasih olmasına dikkat çekiliyor. Kefil her türlü yükümlülüğü üstlenmek
nasih ise nasihatçi olmak ,iyiliği için çabalamaktır. Sadece özlük haklarının
derdinde olanlara eğitilmek üzere çocuklar teslim edilmemeli.
Kasas Suresi.13
﴾فَرَدَدْناَهُِ ا
لٰى ا
مُهِٖ كَیِْ تقََرَِّ عَيْنُهَا وَلَِ تحَْزَنَِ وَ
لتعَْلمََِ انََِّ وَعْدَِ اللِّٰ حَ
قِ وَلٰ كنَِّ اكَْثرََهمُِْ لَِ يعَْلَمُونَِ ﴿١٣-٢٨
28.13: Böylece biz, anasının
gözü aydın olsun ve üzülmesin, Allahʼın vaʼdinin hak olduğunu bilsin diye onu
anasına geri döndürdük. Fakat onların pek çoğu bunu bilmezler. (Diyanet Meali)
Bu ayetle de cenabı Allah'ın
vaadinin gerçekleştiğini görüyoruz. Çocuğu annesine geri dönüyor ve hatta süt
anne olarak ücret alıyor. Bu ayetle doğru hamleler yapmanın mutlaka kazanacağı
mesajını veriyor.
Ümmî Musa olmak bir nesli
eğitmektir. Öğretmenler, imamlar ücret alıyorsan elindeki çocuğu eğiteceksin.
Hayırlarda, kurumlarda, derneklerde çalışanlar da ümmi Musa’dır. Elindeki,
kucağındaki bebeği öz evladın gibi yetiştireceksin.
· Feda ederek
nasıl kazandı?
· Bebek
Musa'yı feda etti ücretli süt anneliğini kazandı.
· Çocuk
Musa'yı feda etti sarayda yetişen Musa'yı kazandı.
· Genç
Musa'yı feda etti peygamber Musa'yı kazandı.
· Olgun
Musa'yı feda etti diğer oğlunu peygamber kazandı.
· Kendi
hayatını feda etti Kur'an'a giren kadınlardan olmayı kazandı.
FEDA ETMEDEN (ÜMMİ MUSA
GİBİ, HANNE GİBİ), FEDA EDİLMİŞLERE BAHÇIVAN (Zekeriya gibi) OLMADAN İKİ
DÜNYADA DA KAZANILAMAYACAĞINI BİZE ÖĞRETİR.
Rabbimiz, Musa'nın annesi gibi
korkunun içinde teslimiyeti, gözyaşının içinde ümidi, bırakışın içinde sevgiyi
bulabilmeyi nasip et......