1️-BALIĞIN YUTMASINDAN ÖNCEKİ DEVRESİ (TEMSİL VE TEBLİĞ HASSASİYETİ)
Hz. Yunus, balığın yutmasından önce peygamber miydi?
İslam alimlerinin çoğunluğunun görüşü, öncesinde de peygamber olduğudur. Saffat suresi 148. ayeti delil olarak gösterirler.
فَاٰمَنُوا فَمَتَّعْنَاهُمْ اِلٰى حٖينٍ ﴿١٤٨-٣٧﴾
37.148: Nihayet onlar iman ettiler. Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
Ayetteki “fe edatı” takibiyedir. O yüzden önceki ayetle bağlantılı okumak gerekir. “Biz, onu yüz bin yahut daha fazla insana peygamber olarak gönderdik ve nihayet iman ettiler.” cümlesinden, daha öncesinde iman etmediklerini anlıyoruz. Hz Yunus’un peygamber olarak halkını imana davet edip karşılık görmemesi, onda öfke ve başarısızlık duygusuna sebep olmuştu.
Fahrettin Razi de önceden peygamber olduğunu Saffat suresi 139 ve 140. ayetlerle açıklar:
وَاِنَّ يُونُسَ لَمِنَ الْمُرْسَلٖينَ ﴿١٣٩-٣٧﴾
37.139: Şüphesiz Yûnus da peygamberlerdendi.
اِذْ اَبَقَ اِلَى الْفُلْكِ الْمَشْحُونِ ﴿١٤٠-٣٧﴾
37.140: Hani o kaçıp yüklü gemiye binmişti.
139. ayette peygamber olduğunu söylüyor. 140. ayette de gemiye binip kaçması ifadesi yer alıyor . Bu 2 ayetin art arda gelmesi gemiye binip kaçmadan önce de peygamber olduğunu gösterir. Zaten eğer peygamber olmasaydı, ayrıldığı için neden cezalandırılsın? Peygamber olarak görevlendirilmeyenlerin böyle bir sorumluluğu yoktur ki. Sıradan insanlar için günah olmayan şeyler, peygamberler için edebe aykırı olarak değerlendirilebilir.
İbn-i Abbas, Hz. Yunus'un balığın yutmasından önce peygamber olmadığını savunur. Delili de peygamberlerin Rabbinden izinsiz hareket edemeyeceklerini bilmeleridir. Bir de Enbiya Suresi 87. ayette "Allah'ın kendisine muktedir olamayacağını sandı" ayetinde eğer peygamber olsaydı, peygamberler Allah'ın muktedir olduğunu bilmelidir, der. Ancak gözden kaçırmamamız gereken bir husus vardır ki Kur'an'da Cenab-ı Allah, peygamber modellerini anlatırken zaman zaman insani yönlerine de vurgu yapar. Mesela Hz.Adem (as) yasaklanmış meyveden yedi, ardından tövbe etti ve Allah onu bağışladı(Taha Suresi 121). Hz. Davut (as)'un iki kişi arasında hüküm verirken birini dinleyip diğerini dinlemeyerek acele ile tek taraflı karar vermesi onun insani yönünü ve hatasını gösterir. Hz. Davut (as), ardından hatasını fark edip tövbe etmiştir(Sad Suresi 24). Bu şekilde Kur'an-ı Kerim bizlere peygamberlerin de insan olmaları hasebiyle sabırsızlık gösterip yanılabileceklerini ifade etmektedir. Ancak peygamberler yaptıkları hatayı hemen fark edip, hatalarında ısrar etmezler ve tövbe ederler. Bu örnekler bizlere hatalarımızda ısrar etmemenin güzel olduğunu öğretir.
Hz. Yunus (as), kavmine yapmış olduğu tebliğde neden yetersiz olduğu kanısına kapılmıştır?
Kavminin Hz. Yunus'un ardından iman etmesi Hz. Yunus'un tebliği ve beklentileri ile ilgili bize ne gibi dersler verir ?
فَلَوْلَا كَانَتْ قَرْيَةٌ اٰمَنَتْ فَنَفَعَهَا اٖيمَانُهَا اِلَّا قَوْمَ يُونُسَ لَمَّا اٰمَنُوا كَشَفْنَا عَنْهُمْ عَذَابَ الْخِزْىِ فِى الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَمَتَّعْنَاهُمْ اِلٰى حٖينٍ ﴿٩٨-١٠﴾
Yunus Suresi 98. ayette Hz.Yunus'un kavminin kendilerine azap inmeden iman ettiklerini ve bu imanın da kendilerine fayda verdiğini, helak olan diğer kavimlerin ise tövbeyi azabın indiği ana kadar ertelediklerini, bu sebeple de imanlarının kendilerine fayda vermediğini açıklıyor.
Kavmi Hz.Yunus(as)'un Ninova’dan ayrılması ile söylenilen azabın emarelerini görünce, azabın yakın olduğunu anlar ve iman eder. Azap gelmeden iman ettikleri için bağışlanırlar. İslam tarihi kaynaklarına göre Hz.Yunus(as)'un ilk devrede 33 yıl süren bir tebliğ mücadelesi vardır. 33 yıl sonunda azap için uyarı gelir ve bir müddet tanınır. Hz.Yunus(as) azabın alametlerini görünce, Rabbinden izin gelmesini beklemeden orayı terk eder.
Hz.Yunus(as), gemiye binip kaçtıktan sonra kavmi muhtemelen iman etti. Çünkü Hz.Yunus(as), Ninova'yı terk edip başına gelenlerden sonra tekrar kavminin arasına dönünce onları iman etmiş bir halde buluyor. Bu demektir ki kendisi kavminin içindeyken tebliğinin etkilerini görmemiş ama dönüşte ektiği tohumların yeşerdiğini görmüştür. Bu da bize gösteriyor ki Hz. Yunus(as) ne kadar ümitsizlik yaşamış olsa da aslında tebliği Ninova'da maya tutmuştu. Güzel rol model olmuş ki onun yokluğunun akabinde iman gerçekleşmiştir.
İlk Dönem Tebliğ Mücadelesinin Mesajları:
❗Rol, model olmak tebliğde en önemli unsurdur. İnsanlar söylediklerimizden ziyade yaptıklarımızdan etkilenir. O yüzden davetçi anlattıklarını ‘ben ne kadar yaşıyorum’ diye sorgulamalı. Ahlaktan, adaletten, merhametten bahsederken bunları kendisi ne kadar yaşıyor, ne kadar önemsiyor diye düşünmelidir. Vicdanı olan söylediklerini sorgulamalıdır, yoksa muhatapta dönüştürücü etki oluşturamaz.
❗ Israr ve tekrar tebliğin en önemli unsurudur. Tüm peygamberler bunu yapmıştır. 33 yıl peygamberlik yapmak, onun tebliğinde ne kadar ısrarcı olduğunu gösterir.
❗Davetçi, tebliğ yaparken muhataplarını düşmanlaştırmadan, ötekileştirmeden, merhametle yapmaya özen göstermelidir. Hz.Yunus kavmini davet ederken ötekileştirmedi, öfkeli sözler kullanmadı, çirkin konuşmadı ki ardından iman ettiler ve kendisinin de kavminin arasına tekrar dönmeye yüzü oldu.
❗Tebliğ neticeye bakılmadan sürdürülmelidir. Allah için yapılanlarda neticeye bakılmaz. Müminler seferde bulunmaktan sorumludur, zaferden değil. Hz.Yunus(as) ‘ben sorumluluklarımı yerine getirirsem zafer gelir’ düşüncesinin yanlış olduğunu anladı. Mümin imtihanında yalnızca sebatkar bir şekilde yılmadan mücadelesini sürdürmekten sorumludur.
🪷 Yunus Suresi 98'in Yunus (as)'a mesajı;
Saffat suresi 147'de ”seni yüz bin daha da fazla insana peygamber olarak gönderdik.” ayetine göre;
Sen 100 bini terk ettin ama senin tebliğin daha ötelere gitmiş ve sayı artmış. Ninovalılar öğrendikleri doğru ve güzel şeyleri başka insanlara da ulaştırmışlar. Böylece bu davet Ninova sınırlarını aşmıştır. Bu da tebliğindeki başarıyı gösterir.
🪷 Yunus Suresi 98'in Efendimiz(sav)’e ve sahabeye mesajı;
Nübüvvetin 6. yılında inmiş olan Saffat suresi sahabe için en zor, en çileli yıllardı. Sakın ola ki 10.000 nüfuslu Mekke'ye bakıp ‘bunlar mı iman edecek!’ demeyin, siz görevinizi yapın, sonucu Allah’a bırakın.
🪷 Yunus Suresi 98'in bizlere ve yarınlara mesajı;
Eğer Yunus gibi istikrarla görevinizi yaparsanız ektiğiniz tohumların yeşerdiğini görürsünüz. Acele etmeyin. Siz sadece tohum ekin, Allah ne zaman yeşertir bilinmez.
Yunus Peygamberin ismi ile geçen surede yalnızca 98. ayetin Hz. Yunus (as) ile ilgili olmasının sebebi ne olabilir?
Yunus Suresi 98. ayeti öncesi ile bağlantılı olarak okuduğumuzda, sure Hz. Nuh ve Hz. Musa'dan bahseder. Bu da bizlere Hz. Yunus'un hayatındaki ortak noktalar ve farklılıkları tespit etmekte ana fikirler sunar. Burada da Hazreti Nuh ile karşılaştırıyor. Hz.Nuh, Allah'tan emir gelmeden fülk'e (gemiye) binmedi. Hz.Yunus ise hatalı davrandı, emir gelmesini beklemeden kaçtı, gemiye bindi. Hz.Nuh'un gemiyi yapması, suyun gelmesini beklemesi, emir gelince harekete geçmesi ilahi karara bağlıydı. Hz. Yunus ise ilahi kararı beklemedi. Hz. Nuh kıssası sabırsızlığa karşı bir uyarıdır.
Firavundan bahsetmesi de, o ve kavmi denizin ortasında ölümle burun buruna geldikleri anda dua etmişlerdi. Ancak tövbeleri kabul olunmadı. Hz. Yunus'un kavminin ise kabul edilmişti. Çünkü firavun ve kavmi azabın içinde tövbe ettiler, samimi değillerdi. Hz. Yunus'un kavmi ise azap gelmeden önce tövbe edip, imanlarında samimi olduklarını gösterdiler.