Loading...
HZ. YUNUS(AS)

  Kur'an-ı Kerim'de Yunus Aleyhisselam kıssasından diğer peygamberler kadar yaygın bahsedilmez, fakat kıssa çok dikkat çekici mesajlar sunar.

  Yunus'un İbranice "yonah" isminin Arapça’ya dönüşmüş hali olduğu söylenir. İbranice'de yonah, güvercin demektir. Güvercin her dilde barış, selamet anlamındadır. Yunus balığı ile bir ilgisi yoktur. Zaten Yunus Aleyhisselam, İbrani asıllıdır. Kur'an'da peygamberlerin isimleri gönderildikleri kavmin lisanına uygun kullanılmıştır. Ancak Kur'an bu isimleri Arapça'ya dönüştürürken bir takım değişikliklere gitmiştir. Mesela İbrahim Aleyhisselam İbrani asıllıdır ve İbranice'de Avram 'yüce baba' demektir. Daha sonra bu kelime Abraham 'milletlerin babası' olarak kullanılmıştır. Arapça'ya da İbrahim olarak geçmiştir. Musa ismi de Mısır dili Kıptice'de Mose 'doğan' demektir. Bu tarihteki kayıtlarda Mose ismi, firavun isimlerinin sonuna eklenerek 'firavundan doğan' şeklinde putperestliği simgelemiştir. Ancak Musa isminin herhangi bir firavunun ismine nispet edilmeden Kur'an tarafından kullanılması, herhangi bir tanrıdan doğmadığı mesajını vererek tevhide inanan olduğunu o dönemki kalıntılardan anlayabiliyoruz. Ve yine Musa ismi İbranice'de Moşe:su+ağaç (sazlık alandan alındığı için), Arapça'ya Musa olarak geçmiştir.

YUNUS (A.S) SOYU VE YAŞADIĞI DÖNEM

   Hz. Yunus’un,  İbrahim a.s soyundan geldiği Nisa Suresi 163. ayetiyle sabittir.

اِنَّا اَوْحَيْنَا اِلَيْكَ كَمَا اَوْحَيْنَا اِلٰى نُوحٍ وَالنَّبِيّٖنَ مِنْ بَعْدِهٖ وَاَوْحَيْنَا اِلٰى اِبْرٰهٖيمَ وَاِسْمٰعٖيلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطِ وَعٖيسٰى وَاَيُّوبَ وَيُونُسَ وَهٰرُونَ وَسُلَيْمٰنَ وَاٰتَيْنَا دَاوُدَ زَبُورًا ﴿١٦٣-٤﴾

4.163: Biz, Nûhʼa ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahimʼe, İsmailʼe, İshakʼa, Yakubʼa, torunlarına, İsaʼya, Eyyübʼe, Yûnusʼa, Hârûnʼa ve Süleymanʼa da vahyetmiştik. Davûdʼa da Zebûr vermiştik.

İslami kaynaklara göre soy ağacı şöyledir:

 İBRAHİM -- İSHAK -- YAKUP -- BÜNYAMİN -- METTA -- YUNUS

   Tevrat'ta, Yunus Peygamber’in, mevcut bilgilere göre İsrail krallarından 2. Yerobiam  döneminde yaşadığı geçer ( M.Ö. 800_700).

  Yunus Peygamber, birkaç kralın döneminde Ninova halkını İslam'a davet etmiş de olabilir. İslam tarihi kaynaklarında 83 yaşında Ninova’da vefat ettiği kayıtlıdır.

   ASUR MEDENİYETİNİN DİNİ YAPISI

   Politeist bir dine sahiptirler. Pek çok tanrı ve tanrıça adlarını, tarihlerinde bulmak mümkündür. Genellikle bu tanrılar; doğa, elementler, hayvanlar veya insan özellikleri gibi farklı alanlarda güçlere sahiptir.Politeistler bu tanrıların doğaya, kaderlere ve hayatın diğer yönlerine etkide bulunan güçlerine taparlar.

  Tarlaların korunması için başka, doğumun kolaylıkla gerçekleşmesi için başka, deniz yolculuğuna çıkarken başka tanrılara tapılırdı. Bu tanrılar sınırsız güç ve bilgiye sahip değillerdi. Bu inancı benimseyenler Allah’ı yaratıcı ve güçlü varlık olarak kabul ederlerdi.

  Politeist inanç  hurafe olarak İslam'a da girmiştir. Veli inancı, yatırlardan medet ummak, bez bağlayıp dileklerde bulunmak, yatır başlarında kurban kesmek.Cin, peri, ruh gibi gaybi varlıkların yaptırımlarının olduğuna inanmak.Burçlara, yıldızname, fallara inanma ve hayatını ona göre şekillendirme, muskanın nazarlıkların koruyucu özelliklerine inanıp Allah'ın gücünü yok saymak gibi.

  Hz. Yunus(as)'un yaşadığı yer olan Ninova, Asur Devleti'nin başkenti olduğu için doğu vilayetlerinin en büyüğü ve en zengini idi. Rızkın bolluğu ve aşırı zenginlik, şehir halkını günah işlemek, helaka götürücü şeyler yapmak suretiyle sapıklığa düşürmüştür. Azgınlık yapan  toplumlarda şımarıklığın baş sebepleri zenginlik ve bolluğun getirdiği refahtır. Bu refah zamanla bu toplumları Allah'tan bağımsız, müstağni, kendi kendine yetebileceği anlayışına sürüklemiştir.

 Ninova Asur'un merkezinde ticarette, el sanatlarında, denizcilik ve hayvancılıkta gelişmiş  bir şehirdi. Asurlular zengin refah seviyesi yüksek bir halk olmaları sebebiyle kendi kendilerine yeten bir toplumdu.

  Ninova bir kültür-sanat merkeziydi. Sanatçıların, şairlerin ,mimarların yaşadığı bir merkezdi. Ninova aynı zamanda bir ilim  merkezdiydi. O dönemde kütüphanesi olan 30 tabletten bahsedilir. İlim dili Sümerce ve Akatça'ydı. Böyle bir yerde peygamberin her şeyi söyleyip de kabul görmesi çok zordur. “Ben biliyorum” diyene hiçbir şey anlatamazsın.Yahudiler de peygamberlerine biz bilgi ile dopdoluyuz diyorlardı ama Kur'an'ın neredeyse yarısı İsrailoğullarından, onların zaaflarından, ahlaklarından bahsederek, inananları onlara benzemekten sakındırır.  

TUBA BAŞARAN
DENEME MESAJI